June 4th
2:06 AM

Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır.
Akıl temkinlidir.  Korka korka atar adımlarını.
“Aman sakın kendini” diye tembihler.  
Halbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği: ” Bırak kendini, ko gitsin! “
Akıl  kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer.
Halbuki  hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte  var!

Tebrizi

June 1st
10:43 PM
[Flash 9 is required to listen to audio.]

Mabel Matiz - Şüpheli Şarkının Şairi

bir bahar vaktiydi, hamdım

titredim dalında duysana…




8:36 AM
[Flash 9 is required to listen to audio.]

Sessiz Eller

by Bülent Ortaçgil

“kimin kimin bu sessiz eller, mor halkalı yaralı gözler ? “

May 30th
10:12 AM
Via
[Flash 9 is required to listen to audio.]

Bülent Ortaçgil - Sana Geldim

by Bülent Ortaçgil

sokaktaki-adam:

Cebinde yeni bi’şey var mı diye kalktım sana geldim.

10:10 AM
Via
kedilikadinolcakkiz:

- Beni sevmezse ben napıcam onu bilmiyorum.
Beni severse napıcam onu da bilmiyorum.
Bu arada ben onun beni sevmesi için ne yapmam gerekiyo onu da bilmiyorum.
- Bilemiyon çünkü aşıksın yavuz.

kedilikadinolcakkiz:

- Beni sevmezse ben napıcam onu bilmiyorum.

Beni severse napıcam onu da bilmiyorum.

Bu arada ben onun beni sevmesi için ne yapmam gerekiyo onu da bilmiyorum.

- Bilemiyon çünkü aşıksın yavuz.

10:04 AM
Via
[Flash 9 is required to listen to audio.]

Comptine D'Un Autre Ete

by Yann Tiersen

melabaa:


yüzyıllardır oynanmasına rağmen hiçbir seyirci ; sahneye fırlayıp Romeo’nun zehirli iksiri içmesine engel olmamıştır.sonunda geminin batacağı bilindiği halde Titanic defalarca izlenmiştir.

bitecektir korkusuyla aşktan kaçarsan,hayattan hiç bir tat alamazsın.

çünkü Romeo ölmeli.Titanic batmalı. ama aşk herşeye rağmen yaşanmalı.

Adam Fawer

9:57 AM
Via
ekmekarasiruya:

Huzur gibi..

ekmekarasiruya:

Huzur gibi..

9:56 AM
Via

aninavcisi:

- Sen hep kaçıcak mısın benden?

 Yoo ben kaçmıyorum ben burdayım. Senin buraya gelmeni istemiyorum sadece. Biz beraberken iyi şeyler olmuyor çünkü.

- Olmasın yaa… Kötü şeyler olsun ne var ki ya, dünyanın sonu gelsin yerle bir olsun ne olabilir ki yani yerin dibine geçelim ne olucak yani. Her şeyi ve herkesi karşımıza almadan, ne sen Leyla olabilirsin, ne ben Mecnun..

May 29th
12:03 AM
Via

yaz üzüntüsü.

kedilazim:

bak anlamıyorum tamam mı. sen de anlamıyorsun. ve anlamamak çok yorucu. anlaşılmamak çok daha yorucu. ben çok yoruldum ve ben artık anlamak istiyorum. cidden. anladığını mı sanıyorsun, peki dinle.

ev hanımı olmak istiyorum. bunu anlayabiliyor musun. mantı açmak istiyorum. bayatlamış ekmekleri dağerlendirmek, annemi arayıp ekmekli bi tarif almak istiyorum. lavanta kokulu çamaşırları bahçeye asarken postacıya günaydın demek istiyorum. akşam üzeri yan komşuyla anlaşıp kadın kadına yürüyüşe çıkmak, ufaktan dedikodu yapmak istiyorum.

basit şeyler istiyorum. her şeyin bu kadar karışık ve tarifsiz olmasından yoruldum. göğsümdeki bu boşluk ne allasen? hasta değilim ki ben neden nefes alamıyorum her gece kafamı yastığa koyduğumda. neden, lütfen bi mucize olsun ve gözümü beş on yıl sonrasına açayım diyorum. anlıyor musun.

ben anlamıyorum.

ben nasıl oldu da ömrümün henüz çeğreğinde böyle yoruldum.

May 23rd
12:11 AM

çok eskidendi..

sahaflarda kitap karıstırmayı, türk filmi izleyip ağlamayı, aynı günün akşamında annemle balkonda türk kahvesi içmeyi özledim ben. radyo dinlemeyi özledim. şarkı tutup, beğenmeyip , annemin şarkısını sahiplenmeyi özledim.sadece radyonun olduğu günleri özledim. 

sabah erken uyanıp, akşam erken uyumayı. dua etmeyi. çok içten dua etmeyi.

bir kitaba belki hiç taşımadığı anlamları yükleyip, onu abartarak okuduğumda etrafımdakilere, herkesin sadece gülümsemesini özledim. 

sadece gülümseyen insanları özledim. söylediği bir kelimeden utanan insanları. 

gördüğümden hariç bir diğer yüzü olan insanlardan kaçıp günlerce evde sustuğum, kimseye kendimi anlatmak zorunda olmadığım yılları..

May 22nd
8:19 AM
[Flash 9 is required to listen to audio.]

Bana Ellerini Ver

by Cafe de Beyoğlu

-dün burada bir hanım vardı, pervane’ yi ne güzel söylüyordu değil mi ? 


May 16th
12:47 AM

Ezginin Günlüğü-Martı

“hiç yaşamamışız gibi olacak sonunda…”

12:32 AM

ezginin günlüğünü beraber dinlemedik hala.. senin en çok öfkelediğin şey nedir,bilmiyorum. piknik yapıp,arkasından uçurtmanın peşinden de koşmadık bugüne kadar. hiç çimenlere uzanıp bulutlara anlam vermedik. hatta “beraber” hiç yemek bile yemedik. ama çay içtik.. çay diyorum. 

işte bu yüzden , “belki bizim için..” birsürü kurulmamış hayal vardır hala senin kalbinde de.. 

May 6th
11:00 PM

…sense kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun.biraz daha fazla sevdiğim,biraz daha önem verdiğim.

Murathan Mungan

May 4th
2:27 AM

kayseri’de her kitabı bulmak zordur. en iyi kitapevlerinde bile best-seller dan yada yüz temel eserden başka birşey bulmak, mesela kayseri’de bir sabah denizin nemiyle uyanmak gibi birşey.

herneyse.

ben bugün Kumral Ada Mavi Tuna ‘yı ararken belki hiç girmediğim kitapevlerine, sahaflara, müzelere… :) hayır müze yok. kayseri ‘de hem müze var. ama yok gibi. hem belki bu benim antisosyalliğim.

herneyse.

öyle bir kitabın varlığından şüphe ettiğim dakikalarda , umutsuzlukla girdiğim sekizinci kitapevinde, kulaklığımı çıkarttığımda Eylül Akşamı ‘nın çalıyor olması  .. Kumral Ada Mavi Tuna ile o kitapevinde göz göze gelmemiz  .. tamam. kitap o. gözleri yok! benim var diye , ben ona baktım diye. göz göze gelmemiş olabiliriz.de. gelmiş de olabiliriz.

3 sene önce ben şarkı falı tuttuğumda ,Eylül Akşamı’nın benim olması.. Arkasından o filmin çekilmesi.O kitabı bulduğum kitapevinde Eylül Akşamı’nın  çalıyor olması falan filanı. 

Olamaz mı.

Olabilir.